
Üniversiteyi bitirdikten sonra kariyerinize nasıl başladınız? İlk iş deneyiminiz hakkında kısaca bilgi verir misiniz?
2018 yılında üniversiteden mezun olduktan yaklaşık altı ay sonra, ilk iş deneyimime Abbott’ta Personel ve Özlük İşleri Uzmanı olarak başladım. Benim için çok değerli bir başlangıç oldu çünkü hem kurumsal bir yapıyı yakından tanıma hem de insan kaynaklarının operasyonel süreçlerinde güçlü bir temel edinme fırsatı buldum. Buradaki serüvenim yaklaşık 1,5 yıl sürdü ve bu süre zarfında özlük işlemleri, bordro süreçleri ve çalışan ilişkilerine dair kapsamlı deneyim kazanma şansı elde ettim. Bu deneyim, kariyerimin sonraki adımlarında sağlam bir temel oluşturdu diyebilirim.
Işık Üniversitesi’ndeki eğitim hayatınızın ve öğrenci aktivitelerinin kariyerinize nasıl katkı sağladığını düşündünüz? Üniversite hayatı sizin için nasıl şekillendi?
Işık Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler okudum ve bir yıl da hazırlık eğitimi aldım. Hazırlık yılı, İngilizcemi geliştirmem açısından çok önemli bir dönemdi; hem akademik İngilizceye hem de iş hayatında kullanabileceğim pratik dil becerilerine sağlam bir temel kazandırdı.
Uluslararası İlişkiler eğitimi ise bana geniş bir perspektif, analitik düşünme ve olaylara farklı bakış açılarından yaklaşabilme becerisi kazandırdı. Bu, iş hayatında özellikle problem çözme, süreçleri analiz etme ve stratejik değerlendirme konularında bana büyük katkı sağladı.
Ayrıca, üniversite yıllarımda dahil olduğum öğrenci aktiviteleri ve sosyal ortamlar, iletişim yetkinliğimi geliştirmemin yanında ekip çalışması ve farklı profillerle bir arada verimli şekilde çalışabilme deneyimi kazandırdı.
Genel olarak üniversite hayatım, hem yabancı dil hem de kişisel gelişim anlamında kariyerime yön veren çok güçlü bir temel oluşturdu diyebilirim.
Şu anki öğrencilerimize kariyerleri ve üniversite hayatlarıyla ilgili hangi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Öncelikle şunu söyleyebilirim; üniversite hayatı sadece derslerden ibaret değil. Elbette akademik olarak kendinizi geliştirmek çok önemli ama aynı zamanda sosyal aktiviteler, kulüpler ve farklı insanlarla bir arada bulunmak da kariyer yolculuğunuzda büyük katkı sağlıyor. Bu dönemi, hem mesleki hem de kişisel gelişim için bir fırsat olarak değerlendirmelerini tavsiye ederim.
İkinci olarak, yabancı dile yatırım yapmalarını özellikle öneririm. Benim için hazırlık yılı bu anlamda çok faydalı oldu ve iş hayatına geçişte İngilizceyi etkin kullanabilmek bana büyük avantaj sağladı.
Son olarak, öğrenciyken stajlar, yarı zamanlı işler veya projelerle iş hayatına küçük adımlar atmak çok değerli. Teorik bilgilerinizi pratiğe dökmek, hem hangi alana daha çok ilgi duyduğunuzu anlamanıza yardımcı oluyor hem de mezuniyet sonrası sizi diğer adaylardan bir adım öne çıkarıyor.
Kısacası, üniversite yıllarını sadece “öğrencilik” değil aynı zamanda “geleceğe yatırım” olarak görmelerini tavsiye ederim.
Kariyerinizde sizi motive eden veya ilham aldığınız bir anekdot veya deneyiminizi paylaşmak ister misiniz?
Kariyerimde beni en çok motive eden deneyimlerden biri, ilk işime başladığım dönemde yaşandı. Henüz yeni mezun ve deneyimsizdim, birçok süreci ilk kez öğreniyordum. Yoğun bir bordro dönemi sırasında ekip arkadaşlarımın bana güvenerek önemli bir süreci tek başıma yönetmemi istemeleri, başlangıçta gözümü korkutmuştu. Ancak yoğun çalışarak süreci başarıyla tamamladım ve sonunda hem yöneticilerimden hem de ekipten aldığım takdir, bana “doğru yolda olduğum” hissini verdi.
O an, iş hayatında sorumluluk almanın ve kendini zorlayan durumlarla yüzleşmenin gelişim için ne kadar önemli olduğunu fark ettim. Bu deneyim benim için bir dönüm noktası oldu; ne zaman zor bir süreçle karşılaşsam, o anı hatırlayıp motivasyonumu tazelediğimi söyleyebilirim.